5 Eylül 2017 Salı

RİZE'NİN ARMUT KÜLTÜRÜ YOK OLMADAN, AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI, İlhami NALBANTOĞLU

RİZE'NİN ARMUT KÜLTÜRÜ YOK OLMADAN...
                                                     Mahiye MORGÜL
Mahiye Morgül

Bir başka yerde bu kadar çok çeşitte armut var mıdır bilmiyorum.  Mahallemizden çift şeritli yollar geçtikçe, apartmanlar yükseldikçe, yok olan bahçelerle birlikte meyve kültürümüz de yok oluyor.
Bayram ziyaretlerine dolaşırken mahallemin görkemli armut ağaçlarını düşünüyordum. Ayaklarım beni Aynur (Aksoylu) teyzeye götürdü. Deniz manzaralı da olsa artık apartmanda yaşamak istemiyor, bahçesini özlüyor. Hele de tam armutların olgunlaştığı, kara üzüm asmasına dem vurduğu bu ayda. Birkaç yıl önce yapılan Dağdibi minibüs yolu bahçelerinin ortasından geçerken hem evleri hem bahçeleri perişan olmuş, armutları da. 1950’li yıllarda bahçemizde yirmialtı çeşit armut vardı, diye başladı.
Armutların hepsini de babası Hızır Özkan (İmamoğlu) aşılamış. Bir ağaçta dört çeşit armut, dört dalın her biri bir başka armutla aşılı. Bahçelerindeki armutları saymaya başladı. Kalem defter çıkardım, yazdım.
1.Yaban armudu: Sert sulu olur, dalında sararır. Çok lezzetlidir.
2.Kalınsap armudu: Pormo (ilk olan) armuttur. İlk yenen odur. Dört çeşidi vardır. Sumari (son) olan var, irisi var, bir de incesi var.
3.Eğrisap armudu: O da güzel armuttur.
4.Karınca armudu: Sukabağı şeklinde uzundur. Pormodur.
5.Kukulapi armudu: Çok verir. Ballıdır. Pekmezi ve sirkesi yapılır.
6.Tavuk buti (Tavuk budu): Dalında ciğerlenir. Pekmezi olur.
7. Şeker armudu: Reçeli güzel olur.
8.İstanbul armudu: Pek bir özelliği yoktur.
9.Kış armudu: Çankırı armudu da denir. Mayhoş olur, pek sevilir. İrisi var, mıhlısı var.
10.Haçaçura armudu: Kış armududur.
11.Doktorluk armudu: Çok verirdi. Bekletince kavun gibi lezzetli olur.
12.Bere armudu: Dalında sararır, yerken ağzında dağılır. Çok sevilir. Birkaç türlüsü vardır; yeşili var, sarısı var.
13.Rus armudu: Yeşil iri uzunca olur. Siyah lekeleri vardır.
14.Düşeş armudu: İri, güzel, kütük gibi armuttur.
15.Karpuz armudu: 4 çeşidi vardır. Karpuza benzerdi.
16.Kavun armudu: Hoş kokuludur, kaymak gibidir, kahverengi kabukludur. Hem dalda hem yatakta olgunlaşır. Yatağa alınca ondan komposto ve reçel yapılır.
17. Limon armudu: Çanga armudu da denir. Yeşilken yenilir.
18.Mustabey armudu: Güneş gören yanı kızarır, sapına kadar yenir, yerken ağzında dağılır. Büyük şehirlerde Akçaarmut adıyla bilinen armuda benzer.
19.Kendir armudu: İnce sert armuttur. Sahilde yetişmez, dağ armududur.
20.Kukarami armudu: İri, sert, sulu olur.
Birkaç tür daha olması lazım, dedi, hatırlayamadıkları vardı. 
Rize Armudu

Armut çeşitlerini yazma fikrini bana veren aslında emekli banka müdürü arkadaşım Oğuz Tiryaki olmuştu. Yıllar önce Rize’deki armut türleri üzerine bir çalışma yapmış, otuz kadar tür saptamış, her birinin özelliklerini resimleriyle birlikte Rize Kültür Müdürlüğüne teslim etmiş. Bir nüshasını kendine alıkoymadığına pişman şimdi. O dosya yok oldu.
Dağdaki bahçelerine armut limon vb meyveler aşıladığını bildiğim komşum Yurtsever Atakan’a bildiği armut adlarını sordum. Meğerse armut türlerini yaşatmak üzere 16 tür armut aşılamış. Bu güzel haber! Aynur teyzenin adını unuttuğu yeşilken yenilen limon armuduna Çanga armudu denildiğini ondan öğrendim.
Baktım ki ben sadece adlarını yazarak armut kültürünü yaşatmaya çalışıyorum, Yurtsever ise fiilen yeni fidanlar aşılayarak en doğrusunu yapıyor. Bahçesinde limon türlerini yetiştirmeye de başlamış, bu ayrıca önemli. Bu mahallenin adı bile Portakallık (Hal düzü), ama turunçgiller kaybolma tehlikesinde. Örneğin bizim kinkan dediğimiz kırmızı greyfurt artık yok. Yurtsever’i buradan tebrik ediyorum.
Mahallemizin yüz yıl öncesinde, buradaki taka iskelesinden İstanbul’a fındık dallarından yapılan örme sepetlerle portakal limon vb narenciye gönderilirdi. Özellikle kabuğu ince ve dayanıklı yatak portakalı mis kokulu finike portakalı, kış ortasında bile pazarlanırdı. Mahallemizden narenciye alan takalar dönüşlerinde boş gelmez, yağ, tuz, şeker gibi ev ihtiyaçlarını getirir.  Bu yönüyle bir küçük ticaret merkeziydi mahallemiz.
Hiç küçümsenecek iş değildir, Kuvayi Milliyeye silah taşıyan takaların kaptanları boşuna buradan çıkmadılar. Şehirlerarası deniz ticaretimizin ve yolcu taşımacılığımızın neden kaybolduğunu, bunun Karadenizliye ve Rizeliye bir ceza olarak getirildiğini de bir gün yazarız. Bizi denizlerden koparmak ve Anadolu’nun ortasına hapsetmek isteyen batılı sömürgeci devletlerin yüzyılların planıydı o. Bu hedefleri aynen duruyor. Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir” komutuyla kaybettiğimiz sahillerine yeniden kavuştuğumuzu unutmayalım.
Portakallık mahallesinin armutlarına dönelim.
Armut türleri kaybolurken, fıkra gibi, biz insanlar dörtyüz yıllık dev armut ağaçlarını kökünden söküp yok ediyoruz. Ne mutlu ki Portakallık mahallesinin meyve kültürünü yaşatmak için direnen birileri kalmış.