Mahiye MORGÜL
![]() |
| Mahiye Morgül |
Bir başka
yerde bu kadar çok çeşitte armut var mıdır bilmiyorum. Mahallemizden çift
şeritli yollar geçtikçe, apartmanlar yükseldikçe, yok olan bahçelerle birlikte
meyve kültürümüz de yok oluyor.
Bayram ziyaretlerine dolaşırken mahallemin
görkemli armut ağaçlarını düşünüyordum. Ayaklarım beni Aynur (Aksoylu) teyzeye
götürdü. Deniz manzaralı da olsa artık apartmanda yaşamak istemiyor, bahçesini
özlüyor. Hele de tam armutların olgunlaştığı, kara üzüm asmasına dem vurduğu bu
ayda. Birkaç yıl önce yapılan Dağdibi minibüs yolu bahçelerinin ortasından
geçerken hem evleri hem bahçeleri perişan olmuş, armutları da. 1950’li yıllarda
bahçemizde yirmialtı çeşit armut vardı, diye başladı.
Armutların hepsini de babası Hızır Özkan
(İmamoğlu) aşılamış. Bir ağaçta dört çeşit armut, dört dalın her biri bir başka
armutla aşılı. Bahçelerindeki armutları saymaya başladı. Kalem defter çıkardım,
yazdım.
1.Yaban armudu: Sert sulu olur, dalında
sararır. Çok lezzetlidir.
2.Kalınsap armudu: Pormo (ilk olan)
armuttur. İlk yenen odur. Dört çeşidi vardır. Sumari (son) olan var, irisi var,
bir de incesi var.
3.Eğrisap
armudu: O da güzel armuttur.
4.Karınca
armudu: Sukabağı şeklinde uzundur. Pormodur.
5.Kukulapi
armudu: Çok verir. Ballıdır. Pekmezi ve sirkesi yapılır.
6.Tavuk
buti (Tavuk budu): Dalında ciğerlenir. Pekmezi olur.
7. Şeker
armudu: Reçeli güzel olur.
8.İstanbul
armudu: Pek bir özelliği yoktur.
9.Kış
armudu: Çankırı armudu da denir. Mayhoş olur, pek sevilir. İrisi var, mıhlısı
var.
10.Haçaçura
armudu: Kış armududur.
11.Doktorluk
armudu: Çok verirdi. Bekletince kavun gibi lezzetli olur.
12.Bere
armudu: Dalında sararır, yerken ağzında dağılır. Çok sevilir. Birkaç türlüsü
vardır; yeşili var, sarısı var.
13.Rus
armudu: Yeşil iri uzunca olur. Siyah lekeleri vardır.
14.Düşeş
armudu: İri, güzel, kütük gibi armuttur.
15.Karpuz
armudu: 4 çeşidi vardır. Karpuza benzerdi.
16.Kavun
armudu: Hoş kokuludur, kaymak gibidir, kahverengi kabukludur. Hem dalda hem
yatakta olgunlaşır. Yatağa alınca ondan komposto ve reçel yapılır.
17. Limon
armudu: Çanga armudu da denir. Yeşilken yenilir.
18.Mustabey
armudu: Güneş gören yanı kızarır, sapına kadar yenir, yerken ağzında dağılır.
Büyük şehirlerde Akçaarmut adıyla bilinen armuda benzer.
19.Kendir
armudu: İnce sert armuttur. Sahilde yetişmez, dağ armududur.
20.Kukarami
armudu: İri, sert, sulu olur.
Birkaç tür
daha olması lazım, dedi, hatırlayamadıkları vardı.
![]() |
| Rize Armudu |
Armut
çeşitlerini yazma fikrini bana veren aslında emekli banka müdürü arkadaşım Oğuz
Tiryaki olmuştu. Yıllar önce Rize’deki armut türleri üzerine bir çalışma
yapmış, otuz kadar tür saptamış, her birinin özelliklerini resimleriyle
birlikte Rize Kültür Müdürlüğüne teslim etmiş. Bir nüshasını kendine
alıkoymadığına pişman şimdi. O dosya yok oldu.
Dağdaki
bahçelerine armut limon vb meyveler aşıladığını bildiğim komşum Yurtsever
Atakan’a bildiği armut adlarını sordum. Meğerse armut türlerini yaşatmak üzere
16 tür armut aşılamış. Bu güzel haber! Aynur teyzenin adını unuttuğu yeşilken
yenilen limon armuduna Çanga armudu denildiğini ondan öğrendim.
Baktım ki
ben sadece adlarını yazarak armut kültürünü yaşatmaya çalışıyorum, Yurtsever
ise fiilen yeni fidanlar aşılayarak en doğrusunu yapıyor. Bahçesinde limon
türlerini yetiştirmeye de başlamış, bu ayrıca önemli. Bu mahallenin adı bile
Portakallık (Hal düzü), ama turunçgiller kaybolma tehlikesinde. Örneğin bizim
kinkan dediğimiz kırmızı greyfurt artık yok. Yurtsever’i buradan tebrik
ediyorum.
Mahallemizin
yüz yıl öncesinde, buradaki taka iskelesinden İstanbul’a fındık dallarından
yapılan örme sepetlerle portakal limon vb narenciye gönderilirdi. Özellikle
kabuğu ince ve dayanıklı yatak portakalı mis kokulu finike portakalı, kış
ortasında bile pazarlanırdı. Mahallemizden narenciye alan takalar dönüşlerinde
boş gelmez, yağ, tuz, şeker gibi ev ihtiyaçlarını getirir. Bu yönüyle bir
küçük ticaret merkeziydi mahallemiz.
Hiç
küçümsenecek iş değildir, Kuvayi Milliyeye silah taşıyan takaların kaptanları
boşuna buradan çıkmadılar. Şehirlerarası deniz ticaretimizin ve yolcu
taşımacılığımızın neden kaybolduğunu, bunun Karadenizliye ve Rizeliye bir ceza
olarak getirildiğini de bir gün yazarız. Bizi denizlerden koparmak ve
Anadolu’nun ortasına hapsetmek isteyen batılı sömürgeci devletlerin yüzyılların
planıydı o. Bu hedefleri aynen duruyor. Atatürk’ün “İlk hedefiniz Akdeniz’dir”
komutuyla kaybettiğimiz sahillerine yeniden kavuştuğumuzu unutmayalım.
Portakallık mahallesinin armutlarına
dönelim.
Armut türleri kaybolurken, fıkra gibi, biz
insanlar dörtyüz yıllık dev armut ağaçlarını kökünden söküp yok ediyoruz. Ne
mutlu ki Portakallık mahallesinin meyve kültürünü yaşatmak için direnen
birileri kalmış.

