12 Ağustos 2017 Cumartesi

"DÖNE DÖNE VAN GÖLÜ", Lütfü Özgünaydın; “Bu projeyi yapmış olmaktan çok mutluyum. Van Gölü denilince Van Gölü Canavarı palavralarının akla gelmesini istemiyorum artık.” Fotoğraf Sanatçısı, LÜTFİ ÖZGÜNAYDIN

DÖNE DÖNE 
VAN GÖLÜ
Fotoğraf Sanatçısı, LÜTFİ ÖZGÜNAYDIN
Türkiye haritasının doğusundaki en büyük mavi leke, adeta küçük bir iç deniz Van Gölü… Türkiye’nin önde gelen fotoğraf sanatçılarından Lütfü Özgünaydın Van Gölü’nün etrafını döne döne görüntülemiş, çalışmalarının sonunda ortaya bir kitap, bir gösteri bir de sergi çıkıvermiş. Özgünaydın; “Bu projeyi yapmış olmaktan çok mutluyum. Van Gölü denilince Van Gölü Canavarı palavralarının akla gelmesini istemiyorum artık.” diyor ve çalışmalarıyla Van Gölü ve çevresinin göz alıcı doğa ve yaşam görüntüleriyle önümüze getiriyor.
Özgünaydın, Erzincan Kemaliye Toybelen Köyünde doğdu, gazeteci olmak istemesine karşın öğretmen oldu. “Anadolu’nun ücra bir köyünde nasıl gazeteci olacaktım ki?” diyor ve ekliyor; “1969 yılında Hürriyet Gazetesi’nde bir ilan gördüm, Hürriyet Haber Ajansı için yerel muhabirler arıyorlardı. Ankara’da sinemacılık yapan dayımlardan bir fotoğraf makinesi istedim. Düşünün o kadar yabandım ki, nasıl çalıştığını bir oto tamircisine sorarak öğrendim. 1970’li yılların başında fotoğraf işine yoğunlaşmaya başladım. Hürriyet Gazetesi’nde ilk büyük fotoğrafım, kar nedeniyle yolda kalan trenden postaların katırla alınması olayı idi. Bir hafta boyunca o fotoğrafı odamın duvarına asıp baktım. Elazığ’a Keban Barajı Gölü ile ilgili tüm haberlere beni göndermeye başladılar. Oktay Ekşi Ajansın Genel Müdürüydü. Bize gazeteciliğin ayrıntılarını öğretmek için kalın kalın bültenler gönderirler, eğitim verirlerdi.”
Özgünaydın, Keban’ın Köprüleri haberiyle Abdi İpekçi Röportaj ödülünü aldı, 1975 Yılında Yeni Fotoğraf Dergisi onu en iyi on genç arasında gösterdi.
Anadolu’da pek çok sergi açtı. Son projesi ise Van Gölü oldu. Van Gölü’nü yıllardır düşünüyormuş, sadece bir “kalk gidelim” demek yetmiş başlamak için.
“Van Gölü’nün duruşundan her zaman çok etkilenmiştim. Eşim benim asistanım gibidir. Beraber Van’a gitmeye karar verdik. 2002 yılından itibaren Van’a gidip gelmeye başladık, çalışmalarımız üç yıl sürdü. O kadar güzel yerler ki hala da tamamlanmış saymıyorum çalışmamı. Eski ve yeni Van valileri çalışmalarımıza büyük ilgi gösterdiler, sergimizin fotoğraf basımını üstlendiler.”
Özgünaydın, yola Tatvan’dan çıkmış, gölle ilk buluşmasının fotoğrafını da hiçbir elemeye tabi tutmadan kitabının başına koyuvermiş.
“Göl ve çevresinde yer alan Muradiye Şelalesi, Hoşap Kalesi, Yaşar Kemal’in  köyü Ünseli, Erciş, Nemrut Krater Gölü, Akdamar Adası, Anlat, Gevaş, Artos Dağı, Çaldıran hepsi büyüleyici yerler. Ben bu projeyi gölün çevresini dönerek yaptım. Oraya gezmeye gideceklerin de gölün çevresini dönmelerini isterim. Fotoğrafını çektiğim yerler arasında bana en çok huzur veren, beni en çok etkileyen yer Van Kalesi’ydi. Bir yanınızda Eski Van, bir yanınızda Yeni Van.”
Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü Sergi Salonunda 1 Haziran 2005 tarihinde açılan sergi 42 parçadan oluşmakta, 10 Haziran 2005 tarihine kadar sanat severlerin hizmetine sunulmuştur.
***
Sayın Özgünaydın’ı bu değerli çalışmasından dolayı yürekten kutluyor, çalışmalarının  sanatın diğer dallarında hizmet verenlere örnek teşkil etmesi umuduyla yöremiz için yene yeni sanatsal aktivitelerin artmasını ve bölgemize bir canlılık getirmesini içtenlikle diliyoruz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder